Perfect Blue


'98 yapımı Satoshi Kon'un ilk filmi Perfect Blue, olağanüstü bir güzellik.. Öyle böyle değil..

Oldukça karmaşık görünen bir yapıda ilerlemesine rağmen, finale doğru o fecii dağınıklığı güzelce toparlıyor.. Ancak film boyu kafanızdan çeşitli sorular eksik olmuyor.. Ancak film de, az hinlik yapmıyor: Sizi sürekli ters köşeye yatırıyor..

Mima, 3 üyesi de kadın olan görece başarılı bi grubun üyesi: Ancak, kırmadan söylersek, fazla naif.. Hatta öyle ki, kariyeriyle ilgili hiçbir kararı kendisi veremiyor-
ki, bu literatüre "Kylie Minogue Sendromu.." olarak geçmeli bence..
Albüm satışlarından gelir elde edemeyen menajerleri onun sinemaya adım atmasını istiyorlar ve Mima, polisiye bir dizide tek replikle oyunculuğa başlıyor.. Dizinin senaryosu yazıldıkça Mima'nın rolü artıyor..

Ancak, diğer yandan bir tehdit unsuru ortaya çıkıyor: Biri, birisi hastalık derecesinde Mima'yı takip ediyor: Önce ona bir hayran notuyla internetteki Mima günlüğünden haber veriyor, sonrasında telefon açıyor, Mima'ya içine patlayıcı yerleştirilmiş mektup gönderiyor, balıklarını öldürüyor, sonrasında şirazeden çıkıyor..

Filme olayları gözlemci konumuyla anlatıyor gibi başlayan kamera, Mima'nın tecavüz sahnesinden sonra hızlı bir şekilde başka bir algıya geçiyor"muş gibi.." yapıyor.. Aslında filmin çok ama büyük bir bölümünde Rumi'nin algısına teslim edilmiş durumda olan seyirci, gün be gün Rumi'nin gerçekleri nasıl çarpıtarak algıladığını (Mima'nın sürekli "kurban.." konumu..) ve kişilik bozukluğunun safhalarını, kısaca Rumi'nin kafasının içindekileri izliyor.. Rumi, Mima'nın şarkıcı olarak kalmasını istiyor: Kariyerini elinin tersiyle itip, oyunculuk yapması onu yaralıyor: Mima'nın bunu istemediğinden öylesine emin ki, gerçeği çarpıtmaya, yeni-Mima'yı değersizleştirirken, eski-Mima'yi alabildiğine idealleştirmeye başlıyor.. Tecavüz sahnesine kadar görece zararsız eylemleri, bu noktadan sonra öldürmeye dönüşüyor..

Mima'yı "kirleten.."leri hedef tahtasına oturtan Rumi, önce Mima'yı tecavüze uğratan dizi senaristini, sonrasında Mima'nın çıplak fotoğraflarını çeken fotoğrafçıyı, ve finale doğru da yönetmen ve Mima'nın takipçisini öldürüyor-
ki, film boyu ters köşeye yatma sebebimiz de bu kişi: Mima'yı sürekli takip eden bir hayran kendisi, Mima, film boyu paranoyasını ona yansıtıyor, ve fakat finalde öldürülme sebebi, Rumi'nin onu Mima'ya tecavüz ettiğini kurgulaması..

Rumi'yse tüm bu kaostan kendisini dissosiyatiflerin (daha da genellersek sınır durumların..) temel savunmalarındanbölme/splitting sayesinde ayrı tutabiliyor: Çelişkili düşüncelerin aynı anda bilinç düzeyinde bulunmaması şeklinde özetlenebilecek bu mekanizma, Rumi'nin katil kimliğinin eylemlerini meşrulaştırmaya olanak sağlarken, diğer taraftan öteki kimliğe geçildiğinde katil kimliğinin yadsınmasını sağladığı gibi, Mima için yas tutabiliyor.. Yaşananların dozajı arttıkça, yas tutmanın şiddetinin artmasıyla birlikte Rumi, eski-Mima'nın yerine geçiyor-
internet üzerinden yazdığı Mima günlüğü başlangıçta objektifken sonrasında çarpıtılmış algısını yansıtması bakımından oldukça işlevsel..

Ve eski-Mima'yla, yeni-Mima'nın karşı karşıya geldiği an: Bu sahnelerde film, animenin o her şeyi yapmaya elverişli doğasını müthiş bir biçimde kullanarak, seyirciyle çatışıyor resmen.. Her şey bittiğinde Mima'yı yeniden görüyoruz..

Olağanüstü bişii..

3 yorum:

Adsız dedi ki...

mami kim? mima kim?

yucitek dedi ki...

dikkatiniz için teşekkür ederim, mami olarak yazdığım kısımları düzelttim :))

Adsız dedi ki...

merhaba ben özge öncelikle seni büyük bir zevkle takip ettiğimi bilmeni isterim ben perfect blue'yu izledim lakin bazı yerleri anlamadım aklıma takılan bir kaç yeri izninle sormak isterim
-cinayetleri kim işledi? rumi mi, mima mı, hayranı mı?
-uzun saçlı film yıldızı filmin sonunda neden ben mima'yım dedi?
-aslında rumi ile mima aynı kişiler mi? son sahnede klinikte rumi kendini mima olarak görüyordu.
-son sahnelerde mima neden rumi'yi gerçek haliyle görmüyor?
-filmin ortalarında yaşananlar mima'nın rüyası mı yoksa film içinde film mi?

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.