Lost Highway


Rope veya Hunger, ya da taptığım iki örnekten Stranger Than Paradise veya Russki Kovçeg'de tek plan çekilmiş sahneler gayet uzun, hatta Russki örneğindeki gibi tüm film bu şekilde çekilmiş olabiliyor: Eisenstein'ın kurgudaki devrimlerinin ardından çokça seneler geçti tabii, her şeyin ilk günkü gibi kalmasını beklemek oldukça naif bi yaklaşım olur/du haliyle..

Lineer akan bi hikayeyi takip etmek çok daha kolay olduğu için, filmler de genellikle bu yöntemi tercih ediyorlar: Karşısına bu tür filmlerin çıkmasına alışmış seyirci için, farklı bi kurguya sahip filmlerin zorlayıcı olduğu da inkar edilemez, çünkü bu filmler seyircinin/herkeslerin alışık olduğu "ileriye akan zaman.." algısını zorlar, ya da finalde twistle şaşırtır (ki, gına geldi artık bundan..), veya filmin başıyla sonunu bağlayarak içinden çıkılmaz bi döngü kurar, ya da hikayesini katman katman açar, veya aynı hikayeyi ellipsislerle ya da sondan başa anlatır vs..

Sacın bi ayağını zaman oluştururken, diğer ayağını da hikayenin kendisi oluşturuyor: Filmin griş ve gelişme bölümlerinde sor/dur../duğu sorulara finale doğru cevap vermesine alışkın olan seyircinin, bi cevap alamamasının da zorlayıcı olduğundan bahsetmek gerek, sonuçta her sahne/final Les Quatre Cents Coups'taki gibi seyirciye bırakılacak kadar olağanüstü diil-
eheh, aslında örnek vermiycektim de, dayanamadım..

Sacın diğer ayağındaysa konformizm var: Ortalama seyirci filmden katharsis sağanağında yıkanmış olarak çıkmak istiyor, işte eğlenmek, yeri geldiğinde ağlamak, korkmak, gerilmek, işte artık her duyguyu yaşamak vs.. Yıllar içinde oluş/turul../muş bu film izleme eğilimine uymayan bi örnek, seyirciyi zorladığı için, seyirci "anlaşılmaz.." diyerek işin içinden çıkabiliyor misal-
belki de en iisini yapıyordur, bilemiycem de, bu tür filmlerin diğer filmlere oranla daha çok "beyin jimnastiği.." gerektirdiği için zor olarak yaftalanması da normal filan-
"izleyici alışkanlıklarının değişmesi gerek azizim.." gibi aforizma şeyedilse misal??

neysse,, bu yarım metrelik girişi yapma sebebim, tabii ki, Lynch'in en "anlaşılmaz.." filmi olan Lost Highway içindi.. Filmin zorluğu genel olarak kurgusundan diil, sorulara cevap vermemesinden kaynaklanıyor: Çünkü, karşımızdaki film "ciddi.." takılıyor, ve fakat hikayedeki (izlek dicektim, tuttum kendimi, ii de yaptım bence..) dönemeçleri takip etmeye başladığınızda her seferinde çıkmaz bi sokakla karşılaşıyorsunuz ve bu sürekli kendini tekrarlıyor.. Ayrıca filmin zaman mefhumu da oldukça karmaşık: Daha doğrusu bu karmaşıklığı yaratmak için hinliklere başvuruyor, oyuncular değişiyor, karakterlerin fiziksel görüntüleri değişiyor.. Dahası, kamera zaman zaman baş karakterken, bi sonraki sahnede ortamdaki gözlemci konumuna geçiyor vs..

Tabii ki, böyle bi filmi ciddiye alıp çözmeye uğraşmak da, "bokum gibi.." demek de mümkün: Ve fakat, film ciddiye alınmak istiyor, bu açık.. Yani elimizde bi Tarantino oyuncağı yok ki, filmde sadece göndermeleri konuşalım..

Filmi ilk kez izlediğimde olayı çözmek için uğraşmamıştım -yaş da küçüktü zaten: Ve fakat yorum yazmak için bu sabah filmi yeniden izlediğimde filmin anlaşılmaz olmak için çok fazla çabaladığı sonucuna vardım.. Şimdii, filmi üç parçaya bölmek mümkün, çünkü bu üç bölüm birbirinden çok ama çok keskin biçimlerle ayrılıyorlar:
i) Fred ve Renee..
ii) Pete ve Alice..
iii) Fred ve Dick Laurent/Mr. Eddy..

Ayrılma sebepleriyse, oyuncu tercihlerinden kaynaklanıyor: Birinci ve üçüncü bölümde Fred'i izliyoruz, ve fakat ikinci bölümde karşımıza Pete çıkıyor ki, aslında onun da Fred'in kendisi/hayali olduğunu bi süre sonra anlıyoruz, dahası Alice de Renee'yi canlandıran oyuncu tarafından canlandırılıyor.. Filmin bu tercihlerini analiz etmeye kalkınca bikaç sonuca ulaşmak mümkün ve fakat zira Lynch ve diğer senarist (imdb'ye bakmaya üşenmek #3..) bunları yazarken ne düşünüyorlardı, bilmediğim -merak da etmediğim, için "herkesin Lost Highway yorumu kendine.." diyerek kendi yorumuma geçicem, bu yorumdaysa psikolojik referansları (ki, Lynch'i az buçuk bilenler, adamın psikolojiye dair takıntılarının kastrasyon ve negatif/pozitif Oedipus'tan ibaret olduğunu da az buçuk bilirler..) dışarıda bıraktığımı söyliim, ki "nerde benim Oedipus'um??" demeyin..

[Lost Highway bi suç filmi olduğu için suçun neden işlendiğini sorgulamak açıkçası yolumuzu daha kolay bulmamızı sağlıyor.. Bi de, Pete'e de Fred dicem..]

Şizofren bi müzisyen olan Fred'in Eddy ve eşi Renee'yi öldürmesi filmin özeti.. Şizofrenlerin gerçeği değerlendirme sorunları olduğu için, Fred'in kendini/eşini/dahası her şeyleri çarpıtarak algılaması gayet normal ki, Pete faktörü bu noktada devreye giriyor: Fred'in narsisistik yaralanmasını telafi etmek için yarattığı/algıladığı bu hali, şişmiş sahte kendiliğinin yansıması olduğu gibi, Lacancı yorumla kendisini fallus olarak düşünmesinden kaynaklanıyor aslında: Araba tamircisi olarak kurguluyor kendisini geçmişte: Hatta radyoda kendi şarkısını duyduğunda buna dayanamıyor.. Eddy oldukça zengin bi kişi, Fred'le önceden tanışıyorlar ve fakat yaşlı (sevişirken mutlu edemiyor Fred'in aksine: daha doğrusu Fred, adamı iktidarsız olarak kodluyor..), bu yüzden sevgilisi Alice/Renee'yi mutlu edemiyor..

Fred'in sevgilisi de var üstelik, aslında pek de sevmediği bu ablamızla sadece seks amaçlı bi birliktelik yaşıyor..

Renee'yse, ilk görüşte Fred'den etkileniyor ve dahası tamirciye gelen de kendisi oluyor: Başlangıçta bu nazik teklife olumsuz yaklaşan Fred, sonrasında Renee'yle birlikte olmaya başlıyor.. Ve fakat, şüphelenen Eddy, Fred'i tehdit ediyor: Hem de silahıyla: Daha doğrusu bu Eddy insanı, tehditlerini yaparken hep silahını kullanıyor (iki sahne var bununla ilgili..) Lynch'in sembolizmi her filminde kaba bi şekilde kullandığı malum, Eddy'nin penisi ereksiyon olamadığı için, onun yerine silahını penis ikamesi olarak kullanıyor..

Sonrasında işler çığrından çıkıyor: Renee, kaçma planı yapıyor ve fakat bu noktada da Fred'in Andy paranoyasıyla tanışıyoruz (filmdeki ilk kulüp sahnesinde tanışıyoruz aslında da, bu ikinci bölüm kronolojik açıdan daha önce yaşandığı için şeyettim..) Renee, Andy aracılığıyla bi "iş.." buluyor, Fred'in iki kez nasıl bi iş olduğu sorusunu geçiştiriyor Renee, ve fakat flashback aracılığıyla porno oyuncusu olmaya zorlandığını öğreniyoruz..

Kaçış planının uygulandığı gece Fred, Andy'yi yaralıyor, tam bu sırada Fred Andy paranoyasında yanılmadığını anlıyor: Renee'nin Andy'yle henüz sevişmiş olduğunu öğrenen Fred, şoku atlatmadan adamın aniden üzerine saldırmasıyla onun ölümüne sebep oluyor-
aslında Andy'nin filmin ilk bölümünde "canlı.." halde karşımıza çıkması ilginç.. Bu öldürme eylemini Fred, zihninde kurguluyo desek pek de abartmayız sanırım..

Sonrasında ıssız bi kulübeye gidiyorlar, bu kulübe iki kere görünüyor film boyunca ve ikisinde de kulübenin yangın-öncesine dönüşünü görüyoruz: Fred burada Renee'den öyle bi yara alıyor ki, kurduğu bu pseudo-gerçek dünyası bile buna dayanamıyor ve Pete yerine Fred olarak kalkıyor ayağa..

Kaldığı otelde Eddy'nin de olduğundan emin olan Fred, adamı öldürüyor, Mystery Man de ona yardım ediyor..

Mystery Man, doğaüstü güçlere sahip olsa da, aslında oldukça "gerçek.." bi yanı var-
bence Fred'in süperegosu kendisi.. Fred'in kameralara karşı geliştirdiği fobiyi (ki, kimlikle ilgili sorunların sembolizminde ayna ya da bu tür elektronik ürünlerin kullanılması da bilindik bişii, ki film ikisinin karşısına da Fred'i geçiriyor..) bilen Mystery Man, o ürkünç haliyle sadece Fred'i korkutmuyor, beceriksiz polislerin Fred'i yakalamalarını da sağlıyor..

Cinayet/ler../i işledikten sonra kaçan Fred (filmin final ve açılışı birbirine diyalogla bağlanırken, jenerikler de bu işlevi görüyor..), evine geri dönüyor.. Ve fakat Mystery Man -yine, devreye giriyor: Renee ile yaşantısına devam eden Fred'i gönderdiği kasetler aracılığıyla diken üstünde tutuyor..

İletişimsizlikten mustarip gibi görünen çiftimiz eskisi gibi diil, Fred sevişirken "mutlu.." edemiyor artık, rüyalarında eşini korkunç bi yüze sahipmiş gibi görüyor vs.. Fred ve Renee kasetleri kaydedenin evlerinin içine kadar girdiklerini öğrendiklerinde polise haber veriyorlar ve fakat çiftin gittiği parti her şeyi allak bullak ediyor: Orada -yeniden, Andy ve Mystery Man'le karşılaşan Fred, tüm travmasını yeniden yaşamaya (travmayı yeniden canlandırma sendromu??) başlıyor ve aynı gece Renee'yi öldürüyor.. Ve polislere yakalanan Fred, idama mahkum edilmek üzere hapse gönderiliyor..

Açıkçası filmin ses bandından gerilim anlarında yükselen müziği kaldırsak, o kadar da germez kanısındayım.. Özellikle ilk bölümdeki bu sesler öylesine fazla kullanılmışlar ki, hakkaten gördüklerimiz diil de, duyduklarımız geriyo desek yeri yani..

Sahneler olağanüstü tabii, her bi sekans kendi içinde muhteşem.. Filmin bu kadar "güçlü.." olabilme sebebi de tamamen görsel güzelliği/yoğunluğundan kaynaklanıyor bence..

3 yorum:

Yıkarım tabuları enginlere sığmam taşarım dedi ki...

Merhabalar
Filmi yanlış yorumladığınızı düşünüyorum filmde gerçek olan tek sahne dedektifler tarafından sorgulandığı sahne fred'in 'lütfen karımı ben
im öldürmediğimi' söyleyin dediği

yucitek dedi ki...

merhaba,
da, filmdeki tek sahnenin o olduğunu iddia edecek kadar kesin konuşmanıza ne sebep oluyor, benimle de paylaşırsanız sevineceğim cidden..

Medecophobic dedi ki...

tabi ki lynch'in kendisinden duymadım ama fred'in dedektifler tarafından sorgulanması gerçekliğinden emin olduğum tek sahne - evet fred renee'yi öldürdü bu da bir gerçek ama renee gerçekten fred'i aldattı mı?
renee gerçekten pornocu muydu?
dick laurent diye biri var mıydı? bunları kesin olarak bilemeyiz diye düşünüyorum.

ayrıca yanlış anlamadıysam siz filmin başını sonuna eklemişsiniz - (mystery man'in kasetler göndermesi,andy ile partide karşılaşma,travma ve cinayet) ama bu da yanlış diye düşünüyorum.sadece dick laurent is dead kısmı başından montajlanmış o sırada da fred hala hapiste ve kurgusuna o andan itibaren başlıyor zaten sigara içtiği sahneden yüzündeki travma halinden anlaşılabiliyor.hapishane sahnelerinde bahsettiği gibi uykusuzluk sorunu çekmekte zaten film boyunca fred idamını beklemekte.fred'İn otobanda elektirkli sandalyeye oturmasından önce mystery man'İn kulağına fısıldadığı gibi eve gidip 'dick laurent is dead' demesiyle de artık çember tamamlanmış olaylar bir daha tekrarlanamaycak bir döngü oluşturduktan sonra bu noktada kırılmıştır

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.