Zoo


'07 yapımı Robinson Devor'un çektği belgesel Zoo'yu !f'te izlemiştim ilk.. Aklımdan çıkmayan bazı sahneleri hala var, çünkü film görsel açıdan olağanüstü bi ton tutturmuş.. Anlattığı öyküye yakışır şekilde buz gibi ve karanlık tonu fecii etkileyici.. Müzikleri de.. Ancak buna gelmeden önce belgeselin kendisinden bahsetmek gerekiyor..

Belgeselin çekilme sebebi Kenneth Pinyan'ın '05 yılında bi atla girdiği anal seks sonrasında iç kanama sonucu ölmesi ve bu olayın "patlaması.." Belgesel de öncesi ve sonrasıyla bu olaya odaklanıyor ve fakat, bi sahne hariç hiçbi şekilde atlarla seks üzerine görsel barındırmıyor.. Aslında konu çok karışık..

Önce Kenneth Pinyan'dan başlayalım: Evli, bi erkek çocuu olan Pinyan, aynı zamanda Boeing firmasında mühendis olarak çalışıyor.. Görünürde her şeyler "normal.." olmasına rağmen, '05 yılında Washington'da James Michael Tait'in çiftliğinden hastaneye götürülüyor ve ölüm sebebi kayıtlara atla anal seks sonrasında kolon deformasyonu sonucu geçirdiği iç kanama olarak geçiyor.. Belgesel, gerçek kişilerin dış-sesleriyle ilerlerken, daha çok Tait ve çiftlikte zaman geçiren diğer kişiler üzerine odaklanıyor..

James Tait, Washington'da büyükçe bi çiftliğe sahip.. Atları, inekleri, boğaları filan var.. Ancak, internet üzerinden çeşitli kişilerle iletişim halinde: Onları çiftliğinde ağırlıyor, birlikte kasabadaki Meksika restoranına gidiyorlar, evde parti veriyorlar filan.. Hepsinin ortak yönüyse atları sevmeleri.. Hepsi erkek olan bu kişilerin, anlattıklarına en son gelicem ve fakat, bilgi olması bağlamında: Sadece Amerika'dan diil, Almanya, Japonya gibi ülkelerde yaşayan kişilerle, dahası Irak'ta bulunan Amerikan askerleriyle de iletişim halindelermiş..

neysse,, sonra bi gün aralarına Mr. Hands n/ickiyle Kenneth Pinyan katılıyor.. Bu noktada anlatıcılardan biri, birisi (vakit geçirdiği insanları kastederek..) "onlarla birarada olmaktan mutluyum: Aklıma gelenleri anında söyleyebiliyorum, beni yargılamadıklarından eminim çünkü.. Rahat hissediyorum kendimi.." gibi laflar söylediğinde, dahası bu sözler diğer underground seks kulüpleri ya da ekstrem örnekleri aklımıza getirdiğinde iice zorlaşmaya başlıyor bazı şeyler-
gelicem bu konuya yeniden..

Arada bi, Pinyan'ın ailesiyle geçirdiği vakitleri de görüyoruz: Tatil için geldikleri Washington'da gözlemevine filan gidiyorlar: Ailesi açısından sorun yok, ancak çok manidar iki sahne var: Bi akşam eşi ve kendisi at çiftliğinde vakit geçiriyorlar, Pinyan'ın eşi kendisini çok mutlu hissettiğini söylüyor..
Diğeriyse gözlemevinde Pinyan'ın eşinin saçını sevdiği sahne.. İnsanın içine oturuyor..

Ve belgesel kırılıyor: Pinyan'ın hastaneye kaldırılmasının ve ölmesinin ardından helikopterler çiftliğin yerini tespit ediyor, Tait evde "günlük iş.."lerine devam edermiş gibi yaparken, bi başkası evdeki kaydettikleri bi kova dolusu cdyi kaçırıyor-
ve fakat bi tane cdyi düşürüyor.. Tait tutuklanırken, polisler Pinyan'ın ailesine olaydan bahsederken videoyu gösteriyorlar-
ki, filmdeki tek seks sahnesi de bu (gerçek diil ama..)-
gerçeğine de gelicem birazdan..

Belgesel Pinyan'ın ölümüne sebep olan atın kastraste edilmesiyle bitiyor..

Gelelim Pinyan'ın internette dolaşan videosuna: Bu kısa videoyu filmden aylar sonra izlediğimde gerçekten ne diyeceğimi bilemez halde kalmıştım: Kocaman (ki, filmde de söyleniyor "en büyük atınki olduğu için internette bu kadar popüler..") at penisinin neredeyse tamamını içine alan Pinyan videonun sonuna doğru çok kötü bi şekilde inliyor.. Ancak, bu video Pinyan'ın ölümüne sebep olan ilişkinin videosu mu, emin diilim: Zira Tait'in bu tür videoları internette dolaşıma soktuğu da bilinen başka bişii: Ancak, kendisi evinde konuk ettiği kişilerden atlarla girdikleri ilişkiler ya da çeşitli etkileşimler için para almadığını, zira bunun fahişeliğe girdiğini de söylüyor..

Ve zoofili konusu: Açıkçası bu film, zoofiliye olan bakışımda kısmen kırılmalara sebep oldu: Eet, hala sapıklık olarak değerlendiriyorum, çünkü cinsel tatmin sağlanan hayvanın karar alma mekanizmaları yetişkin bi insanınki gibi asla olmayacak ve fakat, dünya üzerinde zoofil bissürü insan var: Pedofiller gibi..

Filmdeki konuşmacıların hayvanlarla olan ilişkilerinde çok daha rahat olduklarını söylüyorlar: Kimisi atla o soyutlanmış hali sevdiğini söyleyebiliyor, kimisi "insan eşini nasıl seviyorsa bi atı da aynı şekilde sevebilir.." diyor, kimisi "atların her türlü bakımını bakıyorum, onlara diğer insanlardan daha çok değer veriyorum.." dediğinde bunun "mümkün.." olabildiğini/-ebileceğini anlama konusunda önceki kadar net düşünemediğimi fark ettim filmi ikinci izleyişimde..

İşin bi de porno boyutu var: İnternette biraz porno site gezen biri, birisi görür ki, sadece at pornosu diil, köpek, kurt vs..yle ilişkiye giren ya da vajinasına çeşitli hayvanlar sok/ul../an kadınların olduğu videolar var ve bu videolar belli bi talebi karşılıyorlar.. Bu bağlamda çocuk istismarı ya da çocuk pornosuna uygulanan yaptırımların/takiplerin hayvan pornolarına çok da uygulanmadığı sonucuna varıyoruz ister istemez-
ikisi aynı diil, farkındayım.. Sadece her suça aynı oranda kovuşturma yapılmadığını belirtiyorum..

Pedofil konusunda da, aynen Zoo'da olduğu gibi çeşitli yöntemlerle birbirleriyle iletişime geçen, hatta çocukları kaçıran çete/mafyaların çektikleri videoları para karşılığında dolaşıma soktuğu, çekimlerde istismar edilen çocuklarınsa ölüme terk edildiği/öldürüldüğü bi dünyadayız: Eğer Pinyan o gece ölmeseydi, muhtemelen işlerin "bu.." boyuta geldiğini belki çok ama çok sonra öğrenecektik.. Belki sansasyonel olduğu için bu konuya eğildi Devor, ve fakat bu Zoo'nun değerini düşürmüyor benim gözümde-
zoofilleri dinlemek (anlamak demedim..) için muhteşem bi kaynak-
yine blogda işlediğim Nobody Is Perfect gibi.. O belgeselde de, çeşitli "sapık.."ların dünyasına dalıyorduk..

[Çok dağıldım yine..]
Gayet ii bi belgesel Zoo, görsel açıdan dediğim gibi olağanüstü uyumlu ele aldığı konuyla-
belki biraz cilalı ama -en azından kendi açımdan, çok da ii olmuş bence..
Ele aldığı konudaki tavrı da takdire şayan: Ne onları ucubeleştiriyor, ne de yüceltiyor-
nobody Is Perfect tarafsız kalamıyordu misal..

Bence ne kadar "kabullenilemez.." bulunsa da, herkeslerin izlemesinin faydalı olacağını düşündüğüm bi belgesel Zoo: Anlamak için önce dinlemek gerekir..

4 yorum:

Adsız dedi ki...

oha diyorum

386-DX dedi ki...

"çünkü cinsel tatmin sağlanan hayvanın karar alma mekanizmaları yetişkin bi insanınki gibi asla olmayacak" <-- bu mu yani zoofiliyi sapıklık olarak değerlendirme sebebin? karar alma mekanizmasının ne önemi var ki burada? at bir zarar görmüş mü? görmemiş. yoksa bu mantıkla ineğin sütünü sağmak da sapıklık olmalı.

yucitek dedi ki...

işe gitçem, vaktim yok şu an, akşam ayrıntılı bi cevap yazarım.. da, "farklı.." bi cinsel nesne üzerinden tatmin sağlamayı belirtme gereği duymamıştım..

Dombili yahut Oktay dedi ki...

bir zarar görmuyorsa hayvanlarla cinsel ilişkiye girmek sapıklık değil de sadece cinsel tercih midir ki 386?

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.