Koen Mortier etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Koen Mortier etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ex Drummer




Filmin, politically correct'i alaşağı eden yapısı ve buna bağlı olarak gelişen kara-mizahının her bünyeye hitap etmeyeceğini belirterek klişe bi giriş yapalım.. Ve fakat tam da bu sebepten finaldeki katliamın seyirci için bi katharsise dönüşmesi de sakat bişii: Zira film, "öteki.."ler defilesine dönüşmüş bi halde akar ve karakterlerini (bu tür şeylerde alışık olduğumuz gibi -hep..) "kimlik.."leriyle alakalı klişe olay/durumların içine hapseder (kobay faresi??) ve onları cezalandırırken, protagonistini koruyor..

Filmin, sistemle bi derdi olduğu muhakkak: Hintlilerin (zencilerin..) Ostend'e (Avrupa??) gelişlerinin ekonomik nedenlerini anlatan ve babasının Ostend'e köle-hintli getirmesiyle adeta övünen Dikke, sonrasında "onları geri göndermeliyiz.. Ama bu konuda bişii söylersek bize ırkçı derler.." diyor; Verbeek'in annesi, "ben 12 yaşındayken çalışmaya başladım; o zamanlar çocuk işçiler hakkında konuşulmazdı: Zengin çocuklar koleje gider, fakir çocuklar çalışırdı: Ülkemiz bunun üzerinde yükseldi, bununla gurur duyuyorum.." diyor; Jimmy "ben hiv pozitifim: Çok kişiyle yattım, onlar da benimle birlikte gelecekler.." diyor vs..

Filmin politically correct olma gibi bi derdi olmadığı gibi, bu tür söylemler ve karakterlerinin kimlikleriyle onu yıkmak için uğraşıyor: Seri katil bi vokalist, eşcinsel bi basçı, kokain bağımlısı (eski..) gitarist, eşcinsel bi (yeni..) gitarist, Dikke Lul'un tecavüzüne uğrayan rodie, eşini aldatan bi anne/menajerden müteşekkil Feminists grubunun hikayesindeki karakterlerin "ilginçlik olsun.." diye yaratılmadıkları aşikar: Ve fakat yaşananlar Dries'in romanı olduğundan, bu karakterlerin Dries'in alter egoları olduğunu söylemek de mümkün: Bastırılan homofobi (hakaretler, Jimmy'nin tecavüzle "cezalandırılması.."), fallik büyüklenmecilik (iki kadınla grup seks, Dikke Lul ve 50cmlik penisi..), yıkılamayan Oedipus kompleksi (Jan-babası: ki, emekli asker oluşu da bu bakımdan ilginç bi tercih..), mizojini (Koen..), zenofobi (Dikke Lul'un söyledikleri..), ensest (Christine..) hepsi Dries'in içinde bi yerlerde var-
bi nevi id'i sernest bırakma hali: Bunların yüzeye çıktıkları mecraysa roman: Zira, gerçek hayatta bu tür düşüncelerini/eylemlerini kontrol edemeyen bi kişinin nelerle karşılaşacağı da aşikar-
"O yüzden hepimiz politically correct'iz.." filmin sloganı olabilirmiş gibi dursa ve takdiri hak etse de (ve fakat yaptığı kesinlikle yeni bişii diil..), Ex Drummer bi adım daha atıyor: Ve tümm anarşist tavrı bu adımla birlikte yok oluyor..
Karakterler, düşmüş baba Laisos tarafından cezalandırılıyor: Öldükten sonra ekrana bakarak kendileri hakkında bikaç laf söylüyorlar-
bu "belgeselci tavır.." da içimi şişirmeye başladı benim, neysse,,


Öyle işte: Müzikleri güzel, mizah anlayışını sevdim.. Ve fakat, karakterlerini cezalandırmak yerine, Dries'i (sistemin kendisi??) cezalandırsa çok daha ii bi film olabilirmiş Ex Drummer..
Read more
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.