Evilenko





David Grieco'nun '04 yapımı filmi Evilenko, seri katil Andrei Chikatilo'nun öldürme eylemlerinden, idamına kadar olan dönemine ışık tutuyor: Bunu yaparken, şiddeti göstermiyor (zira, Andrei'nin şiddet eylemleri öyle kolay gösterilebilecek şeyler diil..), ancak, film fazlasıyla konvansiyonel takıldığı için vasat kalıyor..

Andrei Chikatilo, '78'le '90 yılları arasında resmi olarak 53 kişiyi (çoğunluğu kadın ve çocuk..) tecavüz edip, öldürüp, yemiş bi seri katil-
adıyla birlikte anılan bi diğer şey de "aç kurt gibi.." benzetmesi: Zira kurbanlarını genellikle dişleriyle parçalayan, nadiren bıçak kullanan biri, birisinden bahsediyoruz.. Üniversite mezunu, dahası bi okulda Rusça öğretmenliği yapıyor.. Okulda bi öğrenciyi taciz ettiği için işine son veriliyor ve öldürmeye başlıyor..

Film, çok güzel bi jenerikle başlıyor, açılış sahnesinde Evilenko'nun bi kız çocuuna anlattığı masalı ve ardından kızın çığlığını duyuyoruz.. Okuldaki tacize değinen film, Evilenko'nun cinayetleriyle, soruşturmayı paralel olarak anlatıyor: Soruşturmayı yürüten kişinin de bi çocuu olması gibi trükleri bi kenara bıraksak dahi, Amerikan filmlerinden çıkıp gelmiş gibi duruyor..

Bi cinayet sonrasında şüpheli olabilecek herkesleri (pedofiller, cinsel taciz/istismarcılar, eşcinseller, akıl hastaları vs..) soruşturmak için topladıklarında geçmişte bi erkek çocuua tacizde bulunan psikanalist de filme dahil oluyor: O ve soruşturmayı yürüten kişi Evilenko'nun ifade verirken zaman zaman kontrolden çıkması dolayısıyla şüpheleniyorlar-
halbuse kendisi de şüpheli..
neysse,, bi süre Evilenko'yu takip eden psikanalist, cinayet-öncesinde Evilenko'nun karşısına çıkıyor: Oedipus örneği: "Ben senin babanım.." telkiniyle Evilenko'yu sakinleştiren psikanalistin sonu Evilenko'nun usturasından oluyor yine-
ki, filmdeki en gereksiz iki sahneden biri, birisi bu: Diğeri de finale doğru Evilenko ve soruşturmacının itiraf sahnesindeki yeniden-canlandırması..

56 vakası olduğu bilinse de -filmde 55 olarak geçiyor bu sayı, resmi olarak 53 kurbanı olan Chikatilo'nun öldürmek için evsiz kadınlar ve fahişeleri seçtiği biliniyor: Çocukları da kandırarak öldürmesine rağmen, filmin kurbanları üzerindeki etkisi hakkında onları adeta hipnotize ettiği öngörüsü/iddiası da var-
final sahnesi de buna bi gönderme yapıyor: Buna inanıp inanmamak size kalmış olsa da, Chikatilo-fanları için oldukça etkili bi done oluyor..

Film, Chikatilo'nun eşiyle olan ilişkisine çok az değiniyor: Sevişmediklerini eşi polise itiraf etse de, filmde herhangi bi çocukları olmadığını görüyoruz: Oysa, çok az sevişmelerine rağmen, spermlerini eşinin vajinasına iterek bi çocuu olmuş Evilenko'nun..
Komünist rejim konusunda pek etliye sütlüye karışmayan filmde, Evilenko, okuldan atılma gerekçesini eşine "anti-komünist laflar ettiler, ben de karşı çıktım.." minvalinde açıklasa da, bi ara KGB ofisinde çalışırken görüyoruz kendisini (oha..)

Film, tarafsız tutumu ve Chikatilo'nun eylemlerini göstermemesiyle takdiri hak ederken, polisiye şablonuyla ilerlediği, bunu da Hollywoodvari bi şekilde yaptığı ve takındığı fecii yüzeysel psikolojik tavırla sınıfta kalsa da, Chikatilo hakkındaki tek film olması dolayısıyla gönüllerde ayrı bi yere sahip..
Evilenko rolünde Malcolm McDowell, oldukça etkili bi performans ortaya koyuyor..

1 yorum:

Adsız dedi ki...

chikatilo'nun önceleri kurbanlarıyla konuşurken sonradan sadece bakışlarıyla hipnotize etmeye başlaması eylemlerini mistisize edip sulandırmış. etkileyici bakışlarıyla ünlü bir başka rus manyak rasputin'i hatırlattı ama ne alakası var.

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.