Shame



2011 yapımı Steve McQueen filmi Shame’i aylardır beklemekteydik. Bugün izleyince hüznümüz yerine geldi..

Film, merkezine her ne kadar nemfoman bir erkeği alsa da, genel olarak modern çağın insanları üzerine.. Çünkü, filmde yer alan merkezi karakterlerin hepsinin geçmişten gelen/şimdi yaşadıkları/geleceğe aktardıkları travmaları var..

Brandon, filmin merkezi: Porno izleyerek, fahişelere ücret ödeyerek, gay barlara giderek ihtiyaçlarını karşılamakta.. Bağımlılıktan/primitif bir fırsatçılıktan daha derinde sorunları var: O yüzden film, Brandon’ın karşısına patronu David’i yerleştiriyor.. 

David ise, son derece primitif bir karakter mesela: Zira evli, çocuğu var: Ancak eşinin uzakta olmasını fırsat bilerek çapkınlığa çıkıyor, gördüğü tüm kadınlara yazıyor, Sissy’yle “işi pişirdikten” sonra evli olduğunu gizlemek için Brandon’a yalan söylüyor..

Sissy ise gerçekten geçmişindeki travmalarından kurtulamamış bir karakter: Kollarındaki faça izleri, her ne kadar kaba bir sembolizm olsa da, seyircisine pek fazla bilgi vermeye niyeti olmayan filmin ipucu.. 


Ancak, blogda belki en çok alıntı yaptığım üç  insandan birer alıntı daha yapacağım:
Melanie Klein der ki: “Deliliğin birinci nesnesi, annedir..”
Sartre der ki: “Utanç, bir başkasının yargısı altında kişinin kendini, onun nesnesi olarak görmesi sonucunda hissettiği duygudur..”
Otto Kernberg der ki: “Aşk, bir birleşme ve kaynaşma çabasıysa eğer, nefret kendiliği nesneden ayırt etme çabasıdır..

Sonuncusundan başlarsam eğer: Aslında Sissy ve Brandon ne kadar farklı görünürlerse görünsünler, aynılar: Sadece travmalarıyla başa çıkma yöntemleri farklı: Brandon, kendini kurtarmış, işi, evi olan biri, birisiyken, Sissy tam anlamıyla bir kaybeden.. Sissy, travmasının etkisinden çıkamadığından olsa gerek, tüm hayatını “bu” şekilde yaşamış.. Oysa Brandon, travmasını (ve üzerindeki etkisini) en azından gündelik hayatının büyük bi bölümünde bastırabiliyor.. Brandon’ın anlam veremediğimiz nefreti işte bu noktada devreye giriyor: Brandon, Sissy’yle olan aynılığını kabullenmemek için bu denli çabalıyor.. Çünkü Sissy’nin her davranışını kendisine yönelik bir saldırı olarak algılıyor-
evindeki porno materyalleri attığı sahne bu açıdan anlamlı: Çünkü Brandon tek kişilik dünyasından vazgeçiyor.. Otto Kernberg’in cümlesiyle paragrafı kapayayım: “Nefret, aynı zamanda derinden gereksinim duyulan geçmiş ya da potansiyel bir sevgi nesnesine yoğun bir şekilde bağlanma anlamına gelir..”

Sartre’ın söylediklerine kulak verirsek, evet, filme de adını veren Utanç (özel isim olmamasına rağmen büyük harfle yazınca bi an Lacan tadı aldım..), birçok sahnede karşımıza çıkıyor: Ancak, karakterlerin hiçbiri (David dahil) kendi başlarınayken varoluşlarından utanmıyorlar: Ancak ikinci (üçüncü) bir kişi devreye girdiğinde bu hissi duyuyorlar.. Bu açıdan David’in “kardeşi” olarak tanıttığı çocuğun aslında “kendi oğlu” olduğu sahne, Brandon’ın Sissy’ye David’in evli olduğunu söylediği sahne, Brandon’ın yalnız olduğunu sandığı kadının partnerinden dayak yedikten sonraki sahneleri bunların en güzel örnekleri.. Bir sahne daha var ki, Melanie Klein’ın alıntısına geçeceğim buradan: Brandon’ın ya ereksiyon olamadığı ya da erken boşaldığı, flörtleştiği kadınla olan sahne..

Brandon bu kadının (imdb’ye bakmaya üşenmek..) boşanmış olduğunu öğreniyor.. Ve filmi açan/kapayan metro sahnelerindeki kadın/ın yüzüğü: Evli kadın imgesi Brandon’ın travmasını canlandırıyor: Metroda “evli olmasına rağmen” kur yapan kadın Brandon’a ne çağrıştırıyor olabilir?? Evliliğe karşı olmasının sebebi ne olabilir?? Film, cevap vermiyor bu sorulara, ancak anneleri tarafından terk edilmiş iki çocuğun dramına kapı açıyorum buradan.. Ve genel kanının aksine, iki kardeşin ensest bir geçmişleri olduğunu düşünmüyorum.. Sissy’nin tek istediği kendisini sevebilecek biri: Bu denli parazit bir profil sergilemesinin sebebi de bu ilgi açlığı.. Oysa Brandon, bu sevgi açlığını inkar ediyor.. Seks yoluyla kadınları aşağılayarak öz-saygısını belli bir düzeyde tutmaya çalışıyor.. 

Gerçekten şahane bir film Shame.. Bazı travmaların ne denli ağır olabildiğini bu kadar dürüst bir şekilde gösterdiği için..

*: Michael Fassbender’in penisi de dillere destan sahiden..

3 yorum:

Adsız dedi ki...

David için yazdığın "Sissy’yle “işi pişirdikten” sonra evli olduğunu gizlemek için Brandon’a yalan söylüyor.." kısmı ile filmi pek dikkatli izlemediğin anlaşılıyor.

yucitek dedi ki...

bence sizin biraz daha dikkatli izlemeniz gerekiyordur??

Adsız dedi ki...

.. Oysa Brandon, bu sevgi açlığını inkar ediyor.. Seks yoluyla kadınları aşağılayarak öz-saygısını belli bir düzeyde tutmaya çalışıyor..

ne kadar tanıdık bir şey aslında etrafımıza bakınca.. içim garip oldu.

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.