Hævnen


'10 yapımı Susanna Bier filmi Haevnen, zaman zaman çok "fazla.." dram haline gelen, ve beni bir çocuğa aşık etti.. Öyle "aman ne tatlıymış, benim çocuğum olsa keşke.." filan değil, bildiğin aşık olma durumu-
birth?? Belki..

neysse,, filmin hikayesi şöyle: İki çocuk var: Elias ve Christian.. Elias'ın babası Afrika'daki bir mülteci kampında doktorluk yapıyor.. Annesi de doktor, o ise kendi ülkesinde.. Christian'ın babası işi dolayısıyla sık sık seyahat eden biri, birisi: Annesiyse kanserden hayatını kaybetmiş.. Christian annesinin ölümünden sonra babaannesinin yanına taşınıp, yeni okuluna başlıyor ve Elias'la arkadaş oluyor.. Christian'ın Elias'a okulda zulmeden çocuğun hakkından gelmesiyle ikisi çok yakın dost oluyorlar.. Elias'ın babasının görev yaptığı kampsa Big Man denilen bir adamın hamile kadınlara yaptığı işkencelerle baş etmeye çalışırken, Big Man'in hastalanmasıyla rahata eriyor: Zira adamı tedavi eden doktor, onu linç etmeleri için halka teslim ediyor..
Beri yandan Elias'ın babası bir adam tarafından tokatlanıyor 3 çocuğun da gözleri önünde, bunu kaldıramayan Christian Elias'ı da ikna ederek bir bomba düzeneği hazırlıyor.. Amaçlarına ulaşmak üzereyken spor yapan anne-kızın oradan geçmeleriyle dostlukları zor bir dönemece giriyor..

Filmin varoluşsal meseleleri, eylem ve sorumluluk üzerinde yükseliyor: İki sahne çok önemli: Biri, birisi tokat yiyen babanın adamdan korkmadığını göstermek için 3 çocuğu da yanına alarak yeniden adamın dükkanına gitmesi ve orada da aşağılanmaya ses çıkarmaması.. Diğeriyse Christian'ın intihar denemesi.. Bu iki sahne sadece kişisel değil, altında yatan dinamiklerle de oldukça iyi düşünülmüş ve son derece (nereden baktığınıza göre değişmekle birlikte..) doğru eylemler.. İntiharın gerçekleşmemiş olması o kadar da önemli değil..

Çocuk dostluğu konusuysa gerçekten başarılı bir şekilde işlenmiş: Heavenly Creatures, ya da yakın dönemden Lat Den Ratte Komma In gibi "karanlık.." filmlerle akrabalık kurulabilecek, "dışarıda.." ne olduğuyla pek ilgilenmeyen, sadece iki kişilik dünyadan ibaret arkadaşlıklar.. Elias ve Christian'ın arkadaşlığı da böyle: Travmalarını belki birbirlerinin üzerine boca etmiyorlar belki, ancak yaşanan zor şeylerden sonra bile birarada olmak için çaba gösteriyorlar.. Böylesine (zaman zaman psikotik bir hal alan..) bir dostluğu, fazla sulandırmadan anlattığı için filmi tebrik etmek bile gerekiyor: Zira son sahnede iki çocuğun birbiriyle fiziksel bir temas kurmasını ("e hadi sarılın..") istememe rağmen, bu bile gerçekleşmedi.. Sevdim kısaca..

Ve Christian rolündeki William Johnk Nielsen: Kendisini takibe aldım, hastası oldum.. Öylesine güzel bir yüzü (ve oyunculuğu..) var ki, hele biraz daha büyüsün, "benim olacaksın.." diye kapısına dayanacağım..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.